Zaman çalışması vasıflı ve iyi eğitim görmüş bir kişinin normal hızında belirli bir işi yapma süresinin belirlenmesidir. Zaman çalışmasının sonunda bir işi yapmak için gereken “standart zaman” ortaya çıkar. (Motion and Time Study Design and Measurement of Work, Syf. 257)
Zaman Çalışmasının Kullanımı
1. Programı belirlemek ve iş planlaması
2. Standart maliyetleri bütçeyi hazırlamada yardımcı olarak belirlemek
3. Üretim öncesinde ürünün maliyetinin tahmin edilmesi. Bu tür bir bilgi satış rakamının belirlenmesi açısından önemlidir.
4. Makinenin etkinliğinin belirlenmesi, bir insanın çalışabileceği makine sayısı, montaj hatlarının dengelenmesi, bir taşıyıcıda (konveyor) yapılan işin bulunması,
5. İşçi maliyetine zemin oluşturmak için zaman standartlarının belirlenmesi.
Zaman çalışması için bir kronometre ve veri formuna ihtiyaç vardır.
Veri formu üzerinde yapılan işin detaylı anlatımı, çalışanın ismi, ölçümü yapan çalışanın ismi, ölçümün yapıldığı zaman ve alan yer almalıdır. Bunun yanında, zamanın yazılması, çalışanın performansı ve hesaplamaların da yazılacağı alanın form üzerinde yer alması gerekmektedir.
Zaman Çalışmasının Yapılması
Zaman çalışmasında kullanılan prosedür yapılan işin tipine alınan verinin uygulanma şekline göre değişiklik gösterebilir. Bununla birlikte, genelde aşağıdaki 8 adımdan meydana gelir.
1. Yapılan iş ve çalışan hakkında bilgiyi kaydedip emniyete almak,
2. İşi parçalara ayırmak ve metodun anlatımının tamamını kaydetmek,
3. Çalışan tarafından ölçülen zamanın gözlenip kayıt edilmesi,
4. Ölçülecek çevrim sayısının belirlenmesi
5. Çalışan performansının belirlenmesi,
6. Yeterli sayıda çevrimin ölçüldüğüne emin olmak,
7. Müsaade-toleransları belirlemek,
8. Yapılacak iş için zaman standardını belirlemek.
Bunun yanında, veri formunun yan tarafına, ya da arka kısmına parçanın ve çalışma alanının taslağı çizilmelidir. Çalışılan parça ve çalışılan makinelerin detayları forma girilmelidir. Makinelerin markaları, sınıfları, tipleri ve boyutları yeterli bir anlatımdır. Eğer makine bir kimlik numarasına sahipse, bu numara girilmelidir. Çalışanların ismi ve sayısı kaydedilmeli ve zaman çalışması analizi yapan tarafından form imzalanmalıdır.
Yapılan İşin Zaman Kırılımının Yapılması
Eğer bir iş bir bütün halinde alınacak olursa; o zaman çeşitli problemler oluşabilir. Öncelikle ölçümün yapılmasından sonra işin hala aynı metotla yapılıp yapılmadığı bilinmiş olunur. Form üzerinde yazılı bilgi metodun aynı metot olduğunun en büyük kanıtıdır.
1. Kırılım belirli parçalara yapılır ve bunların her birinin anlatımıyla yapılır. Bazen ayrı bir kağıda kırılımdaki parçaların anlatımı yapılabilir. Bu tür bir liste aynı zamanda yeni çalışanları eğitmede de kullanılabilir.
2. Standart zaman değerleri işin parçaları için çıkarılabilir. Bunun gibi parça zaman standardı, ya da standart veri toplam standart zamanın belirlenmesini sağlar.
3. Zaman çalışması bir yan parçanın yapılması için çok, ya da az zaman harcandığını gösterebilir. Aynı zamanda metottaki eksikliği de gösterebilir.
4. Çalışan çevrim boyunca aynı tempoda çalışmayabilir. Zaman çalışması her yan parça için performans rating’lerini çıkarmaya yarayabilir.
Ölçme Teknikleri
1. Sürekli Ölçüm
2. Tekrarlı Ölçüm
3. Birikimli Ölçüm
Sürekli Ölçüm, bir kronometreyle yapılır. Zaman durmaz ve örneğin 2. ölçümün zamanlaması, 1. ölçümünki çıkarılarak bulunur.
Tekrarlı Ölçüm, bir kronometreyle yapılırken zaman sıfırlanır.
Birikimli Ölçüm, iki kronometrenin kullanılmasıyla yapılır. Bir kronometre durdurulduğunda, diğeri başlatılır.
Çalışma yapılmadan önce Zaman Çalışmasına montajın uygun olup olmadığı sorgulanmalıdır. Buna göre yapılan işlemin zaman çalışmasından sonra değişip değişmeyeceği, malzemelerin niteliklerinin uyup uymadığı, makine hızlarının değişip değişmediği, zaman çalışmasının yapıldığı zamana göre şartların değişip değişmediği sorgulanmalıdır.
Zaman Çalışması’ndan önce aşağıdaki sorular sorulmalıdır:
· Optimum alet ömrünü etkilemeden makinenin beslemesi, ya da hızı arttırılabilir mi?
· Çevrim zamanını azaltmak için alet kullanımında değişim yapılabilir mi?
· Aktarım zamanını azaltmak için malzemeler çalışma alanına yaklaştırılabilir mi?
· Ekipmanlar doğru işletiliyor mu ve kaliteli ürünler üretiliyor mu?
· İşlem güvenli olarak yapılıyor mu?
Ölçüm Sayısının Belirlenmesi
Zaman çalışması bir örneklendirme çalışmasıdır. Bu nedenle ne kadar çok çevrimler örneklendirilirse, o kadar söz konusu işlemin aldığı zaman kesinlik kazanacaktır. Örneğin 20 kez zaman ölçümü yapılan bir çevrimde zamanın 0.10 ile 0.14 dakika arasında değiştiği gözlenirse o zaman kesinlik azken, eğer bütün ölçümler 0.10 dakikaysa; o zaman ölçüm sonucunun 0.10 dakika olacağı kesindir. Yani kesinlik azaldıkça ölçüm sayısı artmalıdır.
Ölçüm Sayısının Tahmin Edilmesi
Zaman çalışmasında ölçüm sayısının hesaplanması için şu yaklaşım yapılabilir:
1. Değerler şu şekilde okunur: (a) 2 dakika ve daha az süre alan işlemlerde 10 iyi okuma değerinin alınması; (b) 2 dakikadan daha uzun süren işlemlerde 5 ölçüm değerinin alınması.
2. Ölçümlerin değer aralığını (R) belirlenir. Bu da en yüksek zaman çalışması değeri (H)’den en düşük zaman çalışma değerinin çıkartılmasıyla bulunur.
3. Ortalama değer (X) bulunur. Bu tüm değerlerin toplamının ölçüm sayısına bölünmesiyle, ya da en yüksek değer ile en düşük değerin toplamının 2’ye bölünmesiyle bulunabilir.
4. R/X belirlenir. Bu, değer aralığının ortalamaya bölünmesiyle bulunur.
5. Bundan sonra da bulunan değer ile ölçüm sayısı Tablo (Syf. 277) kullanılarak bulunur.
Buna ek olarak ölçüm sayısının belirlenmesinde Hizalama Şeması (Syf. 282-283) kullanılabilir.
Zaman Çalışmasında İzlenecek Adımlar
1. Departman yöneticisiyle hangi zaman çalışmasının yapılacağı konuşulur.
2. Montaj elemanının zaman çalışması yapılacağı konusunda bilgilendirildiğinden emin olmak gerekli.
3. Montaj elemanının işbirliği içinde çalışacağından emin olmak gerekli. Ne yapılacağı detaylı anlatılmalı. Hazır olduğundan emin olunmalı.
4. Bütün gerekli bilgiler alınarak veri/gözlem formu üzerine kayıt edilmeli.
5. Parçanın ve çalışma alanının çizimi taslak halinde çizilmeli.
6. Yapılacak montaj işlemi elemanlarına ayrılmalı ve gözlem formuna bu elemanlar listelenmeli. Gerekirse metodun ayrı bir sayfada anlatımı yapılabilir.
7. Ölçüm sayısının ne kadar olacağı tahmini yapılmalı.
8. Çalışmanın başlama tarihi kayıt edilmeli.
9. Çalışma çevriminde ilk elemanla birlikte kronometre başlatılır. Çevrimin her parçası/elemanı için zaman okunur ve kaydedilir.
10. Çalışma tamamlandığında ve kronometreden son parçanın değeri okunduğunda, günün değerleri sayfaya kaydedilir.
11. Montaj elemanının rating’i verilir ve bu gözlem formu üzerine işlenir.
12. Çalışma imzalanır ve tarih girilir.
13. Yeterince çalışma çevriminin zaman ölçümünün yapıldığına emin olunur.
14. Kontrol tablosu üzerine veri girilir.
Rating Faktörünü Belirlemek
Zaman çalışmasında en önemli ve en zor kısımlardan biri de çalışma yapıldığında elemanın hızı, ya da temposunun değerlendirmesidir. Rating, çalışanın performansının çalışmanın düşünülen normal performansıyla karşılaştırılmasıdır. Daha sonra bu rating faktörü seçilmiş zamana uygulanarak işin normal süresinin elde edilmesi için kullanılır.
Rating Sistemleri
Vasıf ve Efor Rating’i (Syf. 289)
Çalışanın vasıf ve eforları belli katsayılar aralığında değerlendirilir. Bu katsayılar performans Rating Tablosu’na girilmiştir.
Westinghouse Rating Sistemi
Bu sistem de vasıf ve efor rating’ine dayalı olarak çalışır. Yani vasıf, efor, kondisyon ve tutarlılık katsayılarının montaj elemanı için belirlenmiş değerleri toplanarak seçilen zaman ile çarpılır ve normal zaman elde edilir.
Bundan başka Sentetik, Objektif ve Performans Seviyesinin Fizyolojik Değerlendirmesi olarak adlandırılan Rating Sistemleri vardır. Bunlar daha az başvurulan sistemlerdir.
Performans Rating’i en sık uygulanan rating sistemidir. Burada hız,ya da tempo tek faktör olarak ele alınır.
Ara Kayıpları Belirlemek
Bir işlemin normal zamanı ara kayıpları kapsamaz. Her çalışmada bazı aralar verilmek zorunda olunduğundan (ihtiyaçlar,dinlenme,..) bunlar da ihmal edilemeyecek zamanlar yaratır. Kayıplar 3’e ayrılabilir: kişisel, yorgunluk veya gecikme kayıpları.
Standart zaman bu ara kayıpları da kapsamalıdır. Kayıplar rating faktörünün parçası değildir ve ayrı olarak ele alınması en iyi sonucu verir.
Kişisel kayıplar normal zamanın %(2-5)’i arasında bir seviyededir. Yorulma ve gecikme kayıpları artık önemli bir kayıp oluşturmamaktadır. Bunun için, Kişisel kayıplarla birlikte toplam ara kaybın normal zamanın %5 seviyesinde olduğu düşünülebilir

1- Amerika’daki konutların ortalama 90 ının,Kaliforniya’da ise 99 unun ahşap olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
2- Amerika’da , 50 m2 lik “panolu” bir ahşap evin kaba montajını; iki işçinin 5 SAATTE, tüm işçiliğini BİR HAFTADA bitirebildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
3- Yine Amerika’da ortalama büyüklük olan ; 92 m2 lik MÜSTAKİL bir ahşap evin kaba yapısının 9815 $ A YANİ ; 106 $ M2 ye bitebildiğini bu hali ile betonarme bir evden 30 İLA 50 DAHA UCUZA çıktığını ; halı,seramik, elektrik , sıhhi tesisat ile ısıtma sistemi dahil m2 maliyetinin 97 MİLYON TL Yİ , EVİN TOPLAM MALİYETİNİN ORTALAMA ; 9 MİLYAR TLYI GEÇMEDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
4- Deprem sigortası priminin beton evlerde ahşap eve göre 5 MİSLİ FAZLA olduğunu ve bütün bu sebeplerden Amerika’da betonarme evde oturmanın bir LÜKS olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
5- Köprülü yalısı 17.YÜZYIL sonlarında inşa edildiğinde Amerika’nın henüz tarihte yer almadığını BİLİYOR MUYUZ ?
6- Şu günlerde İngiltere’de 6 KATLI ahşap sosyal konutların inşa edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
7- Paris’te de 200 M YÜKSEKLİĞİNDE ahşap DOĞAYA SAYGI KULESİnin yapılmakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
8- Bunlara karşılık, DÜNYANIN EN BÜYÜK TARİHİ AHŞAP BİNASININ 100 M boyu , sekiz katlı bina yüksekliği ile tam 100 yıldır ayakta olan Büyükada’ki Rum Yetimhanesi olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
9- Betonarmenin ahşaba göre 5 KAT, çeliğin 13 KAT ağır olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
10- 100 m2 lik betonarme karkas sistemin yaklaşık 75 ton, 100 m2 lik ahşap karkas sistemin ise 2.5 – 4 ton arasında geldiğini, böylece temele gelen yüklerin 20 ila 30 kere daha az olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
11- 1cm Kontra plağın veya ahşabın 16 cm betonun ısı izolasyon değerine eşit olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
12- Ahşap kullanılarak 1790 DA 108 METRENİN Ren nehrinde “Limmat” köprüsünde geçildiğini, bugün 160 m açıklığın çatılarda rahatça geçilebildiğini ve şu anda 250m nin de geçilmek üzere olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
13- Hesap sonucu çıkan ahşap kesitinin biraz daha büyüğü kullanıldığında, dıştaki kömürleşen tabakanın doğal bir izolasyon sağlayarak iç ahşabın YANMASINI GECİKTİRDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
14- Belli bir açıklıktan sonra kendini bile taşıyamayan betonun havlu attığını, koruma tedbiri alınmazsa çelik çatının, önce aşırı genleşme yüzünden deforme olarak taşıyıcı özelliğini kaybettiğini 600 DERECEDEN İTİBAREN çökme riski taşıdığını ve bu yüzden 15 DAKİKA içinde çökebildiğini , ısıda genleşmesi sıfır olan ahşap çatının ise yanarak taşıyıcı gücünü kaybedene kadar ORTALAMA BİR SAAT ayakta kalabildiği ve bu yüzden canımızı kurtarabildiğimizi BİLİYOR MUYUZ ?
15- Amerika’nın en büyük ve ünlü yapım firmalarından Skidmore,Ovings&Merrill’in inşa ettiği 120×200 m boyutlarında,17.500 kişilik Ütopya salonunun yapımında yine bu yüzden, yani YANGINA DAYANIKLI olması için ahşabın çeliğe tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
16- 1225 de Ren nehrinde inşa edilen Basel köprüsünün 1903 yılına kadar 774 yıl hizmet verdiğini, 13. ve 14.yüzyılda inşa edilen ; ahşap kolon ve çatıları olan Kastamonu: Mahmutbey , Beyşehir: Eşrefoğlu ve Afyon Ulu Camilerinin, özel bir bakıma sahip olmaksızın 600 İLA 700 YILDIR ayakta olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
17- 1500 yaşındaki AYASOFYA’da kemerlerin arasındaki gergi çubuklarının en eskilerinin AHŞAP olduğunu, yani dünyanın en ünlü ve eski yapılarından birinin, ASIRLARDIR AHŞABA GÜVENDİĞİNİ BİLİYOR MUYUZ ?
18- 20.yüzyılın başında “ömrü sonsuzdur” diye anlatılan betonarmenin fiziki ömrünün, KARBONATLAŞMA VE KOROZYON sorunu yüzünden ortalama 60 YIL olduğunun artık bilimsel olarak kabul edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
19- Ahşap yapılarda yaşayanların FİZYOLOJİK VE PSİKOLOJİK AÇIDAN kendilerini çok daha sağlıklı hissettiklerini , betonarme evlerde ikamete mecbur kaldıklarında rahatsızlandıklarını duymuşsunuzdur. Romatizma, astım, böbrek hastalıkları ve dolaşım bozuklukları üzerinde , BİZLE BİRLİKTE NEFES ALAN AHŞABIN olumlu etkileri olduğunu , buna karşılık betonun ; sürekli RADON GAZI yayarak bedenimiz üzerinde TOKSİK ETKİ yaptığını da BİLİYOR MUYUZ ?
20- RADON ; radyoaktif bir gazdır. Bu yüzden ,akciğer kanserinden ölenlerin 14 ünün bina içi radona maruz kalanlar olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
21 Bu yüzden Amerika’da, bodrum katı beton olan evlerde RADON GAZI TAHLİYE ASPİRATÖRLERİNİN 24 SAAT ÇALIŞTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
22- İstanbul’da 398 ev üzerinde yapılan ölçümde 260 BEKARELe kadar değerler bulunmuştur.Bunların tümü beton evlerdir.. Zemini beton olan iki adet ahşap evde ; 10 BEKAREL ölçülmüştür. Zemini de ahşap geleneksel Japon evlerinde yapılan ölçümlerde ise EN ÇOK 2.9 BEKAREL radon ölçülebildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
23- Tünel kalıp tekniği ile betondan imal edilen apartmanlarda duvarlarda da mevcut çift kat hasır demirin arasından mecburen geçen 220 VOLT ELEKTRİK TAŞIYAN TELLER YÜZÜNDEN MANYETİK ALAN OLUŞTUĞUNU, zihinsel ve fiziksel sağlığımızın bu yüzden risk aldığını da BİLİYOR MUYUZ ?
24- Türkiye yüzölçümünün 26 sının ORMAN ALANIolduğunu, Avrupa ortalamasının da 27 olduğunu, bu oranla Türkiyenin, Avrupa ülkeleri içinde en büyük orman yüzeyine sahip olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
25- Orman alanlarımızın ÜÇTE BİRİNİN;KIZILÇAM yani, yapı kerestesi olmaya en uygun türlerden olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
26- Buna karşılık orman alanlarımızın 60 ININ BİLİNÇSİZ BAKIM YÜZÜNDEN BOZUK OLDUĞUNU, dünya ortalaması 5iken, bizde orman ürünlerimizin 60 ının yakacak olarak kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ?
27- Dünyada ahşabı inşaat sektöründe kullanan ülkelerde ORMANLARIN KÜÇÜLMEDİĞİNİ , tersine ; bilimsel bir yaklaşım ve bilinçli bir koruma anlayışı ile hızla BÜYÜMEKTE OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ ?
28- Amerika’da ormanların her yıl kesilen miktarının 23 Ü KADAR BÜYÜMEKTE olduğunu ,yani kesilen her 100 AĞACA KARŞILIK 123 AĞAÇ yetiştiğini BİLİYOR MUYUZ ?
29- Son yıllara kadar TÜM UZAKDOĞU’nun ; Japonya, Kore, Tayvan , Çin gibi ülkelerin tomruk ihtiyacını karşılayan Amerika’da her sene ormanların , YÜZÖLÇÜMÜ VE AĞAÇ MİKTARININ ,ORTALAMA 10 ARTTIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
30- Bu bilinçli yaklaşım sırasında , HAŞARATA DAYANIKLI FİZİKİ MUKAVEMETİ YÜKSEK, HIZLI BÜYÜYEN süper ağaçların geliştirildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
31- Yeni dikilen ağaçların, havanın karbondioksitini yaşlı ağaçlara göre çok daha hızlı fiitre ettiğini, böylece GENÇ ORMANLARIN, şehirlerdeki CO2 yoğunluğundan bizi çok daha çabuk kurtarabileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
32- Bu yüzden, BİLİNÇLİ KESİM İLE ORMAN YÜZEYİNİ YENİLEMENİN, ekolojik dengenin daha çabuk kurulmasını sağlayacağını BİLİYOR MUYUZ ?
33- Bu sebeplerden “GREEN PEACE”örgütünün tüm dünyada ahşabın yapıda kullanılmasını desteklediğini BİLİYOR MUYUZ ?
34- Akıllı bir ahşap sanayii ve orman politikası ile, Amerika’daki hızın yarısı olan 5 BÜYÜME İLE, 14 YILDA orman alanımızı 2 MİSLİ büyütebileceğimizi BİLİYOR MUYUZ ?
35- Depremde bizi öldürenin “SADECE BETONUN AĞIRLIĞI” olduğunu , ahşap evlerde ölüm riskinin sıfıra yakın olduğunu BİLİYOR MUYUZ ?
36- 20 yıl önce İstanbul’un kültür mirası olarak korunması projesi içinde İstanbul’a gelen Japon uzmanların , dünyada depreme karşı en dayanıklı yapının OSMANLI AHŞAP KARKAS SİSTEMİ olduğunu söylediklerini BİLİYOR MUYUZ ?
37- Kobe depreminden sonra, BİZİM ASIRLARDIR BİLDİĞİMİZ yöntemlerle sağlamlaştırmayı nihayet akıl ettikleri; ağır çatılı ve çöp bacaklı Japon sisteminin ve hantal kesitli Avrupa sistemlerinin değil , bizim ATAMIZDAN KALMA çapraz çatkılı konstrüksiyona özellikle işaret edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
38- Ekonomik kesitli ve akıllıca çatılmış eski ahşap yapılarımızın sağlamlığını elde edebilmek için ,o yıllarda, “bizim teknolojik bilgimize” sahip olamayan İngiltere’deki eski yapılarda 3 MİSLİ KALINLIKTA ahşap kullanıldığını BİLİYOR MUYUZ ?
39- Kesimlik ormanı olamayan İngiltere’de “ahşap” ithal edildiğinden , diğer yapı malzemelerine göre pahalıdır. Buna rağmen BÜYÜK BİR HIZLA İNŞA EDİLDİĞİNDEN , dolayısı ile çok daha KISA SÜRE KREDİ FAİZİ ÖDENMESİ GEREKTİĞİNDEN ve çok daha YÜKSEK İZOLASYON DEĞERLERİNE ULAŞILABİLDİĞİNDEN ahşap evlerin kargire yani taş ve tuğla evlere tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
40- AHŞABIN ÇELİĞE GÖRE BAKIM MASRAFLARI ÇOK DAHA AZ OLDUĞUNDAN ve KİMYASAL ETKİLENMESİ OLMADIĞINDAN İngiltere’de yüzme havuzlarında ve kimyasal malzeme ambarlarında da tercih edildiğini BİLİYOR MUYUZ ?
41- Amerika’daki eski evlerin 40 ININ MİMAR VE MÜHENDİS DENETİMİNDE YAPILMADIĞINI VE RİSK TAŞIMADIKLARI İÇİN DE DEPREM SİGORTASINA SAHİP OLMADIĞINI BİLİYOR MUYUZ ?
42- SADECE AHŞAP oldukları için , depreme karşı alınması gereken 32 tedbirin 30 u eksik olan Kaliforniya evlerinin buna rağmen , Körfez depremine eş büyüklükteki depremde SADECE 25 İNSAN KAYBI verdiğini BİLİYOR MUYUZ ?
43- Sıkı bir denetimin ve sigorta şirketlerinin sorunu çözebileceğini sananların ,Türkiye’de yaklaşık 30 bin mimar ve bir o kadar inşaat mühendisi olduğunu, bunların tümünün sigorta şirketlerinde maaşlı memur olarak çalışmaları halinde bile , Ülkenin ihtiyacı olan YILLIK 500 BİN konut kapasitesini denetlemeye yetemeyeceğini BİLİYOR MUYUZ ?
44- Eldeki insan kaynağı ile denetleme gücüne sahip olamayacağımız itiraf edilen betonarmeyi tekrar aynı hararetle kullanmaya kalkışmanın ve “bu kez sağlam olacak” sözüne inanmanın ASIL VE EN BÜYÜK CİNAYET olacağını artık GÖREMİYOR MUYUZ ?
45- Almanya’da tüm yapıların 23 ünün , Fransa’da 17 sinin , Türkiye’de ise 95 inin BETON OLDUĞUNU BİLİYOR MUYUZ ?
46- Gelişmiş ülkelerin hiç birisinde Türkiye kadar betonlaşma ile karşılaşmanın mümkün olmadığını ve onların bize göre DAHA APTAL olmadıklarını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?
47- Çağın gereklerine uygun teknoloji ve mimari çözüm ile inşa edilen ahşap konutların “Türkiye’de de” BETON EVLERDEN DAHA UCUZA çıkabileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
48- En basit teknoloji ile bile inşa edilebilen ahşap konutların bize “OTO KONTROL” olanağı verdiğini, dolayısı ile GÜVENLİĞİNİN çok kolay denetlenebileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
49- ÜLKEMİZ TOPRAKLARININ 92 SİNİN DEPREM RİSKİ TAŞIDIĞINI ve nüfusumuzun 98 inin yani en az 59 milyon kişinin bu tehlike ile her an yüzleşebileceğini BİLİYOR MUYUZ ?
50- Ve bize cevapları bulduracak bölümün son sorusu: Allah’ın vergisi, doğanın hediyesi aklımızın, en azından geleceğini koruyabilmek için, gerekli kararı vermekten, YENİ VE GÜVENLİ ŞEHİRLERİ kurabilmekten aciz olmadığını DÜŞÜNMÜYOR MUYUZ ?
kaynak:www.mimarim.com
Kavak Yongasının Kurutma Eğrilerinin Deney Yoluyla Elde Edilmesi
ÖZET
Kurutma, endüstriyel tesislerde kullanılan genel bir işlemdir. Bu işlem çok çeşitli
malzemelerden nemin uzaklaştırılması olayıdır. Kurutma işlemi ısıl işlemin üç
önemli metoduyla, konveksiyon, kondüksiyon ve radyasyon ile gerçekleştirilir.
Kurutmada en önemli olay malzemeyi ekonomik ve az zaman diliminde, yapısını
fazla değiştirmeden işlemi tamamlamaktır. Günümüzde ülkemiz, enerji maliyetleri
açısından sıkıntılı olduğu için, daha çok ekonomiklik önem taşımaktadır.
Bu çalışmada kavak yongasının kuruması deneysel olarak incelenmiştir. Kurutma
işleminde, çeşitli, kurutma havası hızlarında ve sıcaklıklarında deney yapılmış ve
elde edilen sonuçlar tablo ve grafiklerde gösterilmiştir. Çeşitli kurutma yöntemlerinin
de kuruma özelliklerine etkisi vardır. Her kurutma makinesi veya aparatı çeşitli
karakteristik özelliklere sahiptir. Önemli olan kurutulacak olan malzemenin miktar,
hacmine ve kalitesine göre uygun makinenin aparat seçiminin yapılmasıdır. Bu
deneyde, hacim küçük olduğu için serbest, ısıtılmış hava akışlı bir aparat
kullanılmıştır.
Yapılan deneyin en önemli faydası ise çeşitli hava akışlarındaki kurutmanın
göstermiş olduğu karakteristik eğrilerdir. Bu eğrilerden yola çıkarak en uygun
kuruma şeklini elde etmek mümkündür.
ANAHTAR KELİMELER : Kurutma ,Yonga
tezin tamamını bilgisayarınıza [pdf] olarak kaydedin.
Bu site içerisinde; Türkiye’de yetişen MEŞE türleri hakkında ihtiyaç duyulabilecek bütün bilgilere yer verilmeye çalışılmış meşeler hakkında araştırma yapan kişiler için faydalı bir kaynak.
1-Sarıçam (Pinus sylvestris)
2-Kayın (Fagus sp.)
3-Karaçam (Pinus nigra Arnold.)
4-Sedir (Cedrus libani A.Rich.)
5-Kızılçam (Pinus brutia Ten.)
6-Göknar (Abies sp.Mill.)
7-Ladin (Picea orientalis (L) Link.)
8-Fıstıkçamı (Pinus pinea L.)
9-Ardıç (Juniperus sp.L.)
10-Porsuk (Taxus baccata L.)
11-Servi (Cupressus sempervirens L.)
12-Meşe (Quercus sp. L.)
13-Gürgen (Carpinus sp. L.)
14-Kızılağaç (Alnus glutinosa Mill.)
15-Akçaağaç (Acer sp. L.)
16-Dişbudak (Fraxinus sp. L.)
17-Kestane (Castanea sativa Mill.)
18-Çınar (Platanus orientalis L.)
19-Huş (Betula sp. L.)
20-Ihlamur (Tilia sp. L.)
21-Sığla (Liquidambar orientalis Mill.)
22-Kavak (Populus sp.L.)
Ülkemizin orman varlığıyla ilgili olarak saha, servet, cari artım veya eta miktarı gibi konularda bilgi edinmek için bu listeden yararlanabilirsiniz
Uyanan Bir Dev: Mobilya Sektörü
| Uyanan Bir Dev: Mobilya Sektörü | ||
![]() ‘Televizyon, radyo, gazeteler ve reklam billboardlarında son yılların en çok rastlanılan reklam ürünlerinden biri nedir? diye sorduğumuzda büyük çoğunluk ‘Mobilya’ yanıtını verir. Birçok marka, ürün ve tasarımı ve sayısız ödeme seçeneği ile sunulan mobilyalar, ülkemizde aslında yıllardır varolan ama gücünün ve etkisinin farkında olmayan bir sektörün kendini buluşunun işaretlerini veriyor. Ancak bütün bu ekonomik şahlanmanın sürekli kılınması ve istikrar kazanması, sektörün geçmişinden gelen bazı kötü alışkanlıklarının ortadan kaldırılmasına ve geleceğe yönelik projeksiyonun önündeki yapısal sorunlardan kurtulmasına bağlı. Eğer bu başarılabilirse; Türk ekonomisi dünya çapında parlak bir yıldız kazanabilir. Sektörün izlediği bu yükselme trendi, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’nin bir çalışmasına konu edilerek, mobilya sektörünün zaafları, bugünkü sorunları ve geleceğe yönelik olarak alınması gereken tedbirler konusuna ışık tutuyor. En Önemli Sorun Envanter ve Master Plan Çalışmasının Olmaması Türkiye’de mobilya sektörü her ile ve ilçeye dağılmış yaklaşık 65.000 üretim ve satış noktasından oluşuyor. Bu yapılanma ciddi bir istihdam kaynağı aynı zamanda. Ancak mobilya sektörü endüstriyel üretim tipine ancak 1970’li yıllarda başladı. Ancak bugün için 2.5-3 milyar dolarlık bir büyüklüğü olan ve çoğu küçük atölyelerden oluşan bu yapılanmanın tam bir envanteri çıkarılmış değil. TOBB raporu bu sorunun sektör için ciddi bir gelişme sorunu yarattığını savunuyor. Zira rapora göre kesin bir envanteri çıkarılamayan sektör, bu yüzden atıl yatırım, kapasite kullanımı, bilgi birikimi yetersizlikleri ve branşlaşmama sıkıntısı yaşıyor. Bu sorun da beraberinde maliyet ve kalite sorunları yaratıyor. Bütün bu olumsuzlara bir de yüzde 85’ler mertebesinde (fatura,mali ve çalışan açısından) kayıt dışılık eşlik ettiği için ülke ciddi bir ekonomik kayba uğrarken, yasalara uygun çalışan işletmeler de zarara uğruyor. Rapor bu yüzden sektörün kayıt dışı unsurlarına karşı acilen müeyyideler uygulanması gerektiğini dile getirirken, diğer taraftan da bir envanter ve sektörel master planı yapılması çağrısında bulunuyor. Sanayi ve Ticaret Bakanlığınca yapılabilecek bu çalışmanın, Tür/Adet/Ciro bazında bilgiler ihtiva etmesi ve bu plana uygun olarak sektörel eğitimin (bilhassa ara teknik eleman ) teşvik edilmesi gerektiği de raporda ayrıca belirtiliyor. Üretimde Yan Sanayi Kullanılmalı, Büyük Firmalarsa Markalaşmalı Raporda bu savın haklılığının göstergesi olarak İtalya örneği üzerinde özellikle durulmuş. Dünyada mobilya sektöründe lider konumdaki ülkelerden İtalya incelediğinde; bir iskemlenin bile parçalar halinde farklı üreticilerde üretildiği görülüyor. Markalaşma yatırımını yapmış satış ve dağıtım uzmanlığı olan firmalar ise, sadece bu üretilen parçaların montajını yapıyor ve tüketiciye sunuyor. Bu örnekten hareket eden TOBB, raporda bu konuda büyük işletmelerin (markaların) ve KOBİ’lerin (yan sanayi olarak) işbölümü ve birlikte çalışması ile yol alınacağına işaret ediyor. Bu üretim yaklaşımının yurt içi kalitemizin yanı sıra ihracat imkânlarımızı da geliştireceğini savunan rapor, mobilya sanayicilerimizin temel misyonunun, dünya standartlarına uygun, kaliteli ve özgün tasarımlı mobilyalar ile rekabetçi fiyatlara sahip olan ‘Türk mobilyası kimliği’ oluşmasını sağlamak olduğunu dile getiriyor. İhracatın Arttırılması Olumlu Gelişmeler Devletin Maliyet Düşürücü Politikalarla Desteklenmeli Vergi ve Teşvik Sorunu Rapor tüm bu düzenlemelerin ayrıca, bu konuda fuarların ve AR-GE’nin teşvik edilmesi yoluyla desteklenmesi gerektiğini de söylüyor. Finansman Diğer Maliyetler Kaynak: KobiFinans |
Bilgisayar Destekli Üretim ve Türkiye Mobilya Endustrisinin Gelecegi
Bilgisayar Destekli Üretim ve
Türkiye Mobilya Endüstrisinin Geleceği
Doç. Dr. K. Hüseyin KOÇ
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi
Orm. End. Müh. Bölümü Öğr. Üyesi
Uzman Remziye KOÇ
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi
Bilgisayar – Yerel Ağ Sorumlusu
Türkiye Mobilya endüstrisinde bilgisayar destekli üretim hızla yaygınlaşmaktadır. Ancak bu yaygınlaşma daha çok CNC tezgahlar bazında gerçekleşmekte olup genelde bilgisayarla bütünleşik üretimi hedeflememektedir. Bu çalışmada Bilgisayarla Bütünleşik Üretim Kavramı ele alınarak Türkiye mobilya endüstrisinde görülen bilgisayar destekli üretim uygulamaları değerlendirilmektedir. Özellikle uygulamada görülen eksiklikler, bu eksikliklerin temel nedenleri, giderilmesi olanakları ve işletmeler için CAM uygulamasına geçiş koşulları incelenmektedir. Böylece uluslararası rekabet koşulları da dikkate alınarak Türkiye mobilya işletmelerinin geleceği, endüstriyi bekleyen teknolojik ve ekonomik olanakların ve risklerin de tartışılması amaçlanmaktadır.
1.Giriş
Gelişmiş ülkeler arasında kalıcı bir yer almak isteyen Türkiye’de bu hedefi gerçekleştirmenin en etkin araçlarından birisi de endüstriyel bazda teknolojik gelişimin sağlanmasıdır. Teknolojik gelişim elbette sadece mekanik ve otomasyon anlamında makinelerin gelişimi değildir.
Teknolojik gelişimin önemli uygulama ayakları; bilgisayar destekli tasarım (CAD), bilgisayar destekli üretim (CAM), bilgisayarla bütünleşik üretim, bilgisayar destekli süreç planlanma (CAPP), toplam verimli bakım(TQM), tam zamanında üretim (JİT), toplam kalite yönetimi (TQM), doğrusal programlama, simülasyon ve çeşitli optimizasyon teknikleri gibi kavram, teknik ve uygulamalar olarak sayılabilir.
Bu kavramlardan birçoğunu, birbirini destekleyecek şekilde bir arada kullanmamak yada yetersiz düzeyde kullanmak teknolojinin, yada modern işletmecilik tekniklerinin yetersiz uygulanması olarak tanımlanabilir.
Gelişmiş, ileri teknoloji kullanan 160 işletme üzerinde, PUIG, PEY ve BIREBBIA (1988) tarafından yapılan bir araştırmaya göre işletmelerin % 96’ sının CAD, % 63’ ünün CAM sistemi kullandığı bulunmuştur.
Yine YOUSSEF (1992) ye göre de ileri teknoloji kullanan işletmelerin % 93’ ünde CAD ve % 61’inde CAM sistemi bulunmaktadır.
Türkiye’de çeşitli sektörlerde farklı düzeylerde uygulama alanı bulan başta bilgisayar destekli üretim olmak üzere birçok ileri teknoloji uygulamalarının yaygınlaşmaya başladığı görülmektedir. Teknolojik uygulamalarda Türkiye’deki öncü sektörlerden birisi de mobilya endüstrisidir.
1990’lı yılların başında, Mobilya ve Orman Ürünleri endüstrisi için bilgisayar destekli üretim uç noktalarda bir uygulama olarak görülmekteydi. Oysa özellikle mobilya endüstrisi hem sipariş ağırlıklı hem de parti üretiminin bir arada görüldüğü, bazen esnekliğin bazen otomasyonun çok önemli olduğu, kullanılan girdi çeşitliliği ve malzeme yapısındaki farklılıklarla önemli mühendislik becerisini gerektiren bir sektördü.
Bu nedenle başta lüks bir uygulama gibi görülen bilgisayar destekli üretim uygulamaları kısa bir süre içerisinde üretimde darboğazların aşılması için zorunlu olan bir kavram haline gelmiş ve hızla endüstrinin darboğaz noktalarında yerini almıştır.
Bu makalede Bilgisayarla bütünleşik üretim kavramı ele alınarak, Türkiye mobilya endüstrisinde görülen gelişmeler ve uygulamalar irdelenmekte ve teknolojinin etkin kullanımının tartışılması amaçlanmaktadır.
2. BİLGİSAYARLA BÜTÜNLEŞİK ÜRETİM KAVRAMI
Bilgisayarla bütünleşik üretim (CIM); üretilecek olan ürünün tasarımından detay resminin çizilmesine, malzeme ihtiyaç planlamasından maliyet analizlerine kadar olan aşamaların üretimden önce tasarlanması ve üretim için gerekli planlamaların (işlem, zaman, maliyet) ve üretim işleminin bilgisayar desteği ile yapılması olarak tanımlanabilir. CIM (Computer Integrated Manufacturing) kavramın üç temel ayağı vardır. Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
� CAD (Computer Aided Design): Bilgisayar Destekli Tasarım
� CAPP: Bilgisayar Destekli Süreç Planlama
� CAM (Computer Aided Manufacturing): Bilgisayar Destekli Üretim.
2.1 Bilgisayar Destekli Tasarım
Bir ürününün tasarımının yaratılması, geliştirilmesi ve doküman haline getirilmesinde etkili bir bilgisayar kullanımını içeren bir tasarım faaliyeti olarak tanımlanabilir.
İlk kez 1964 yılında ticari olarak ortaya atılan CAD olgusu, donanım ve yazılım açısından bilgisayar dünyasında sağlanan olağanüstü gelişmelere paralel bir gelişme göstermiş ve işletmelerin günlük yaşamına girmeyi başarmıştır.
CAD sistemlerinde sağlanan bu gelişmelerin temel nedenleri bu sistemlerin; tasarımcının verimliliğini yükseltmesi, tasarım kalitesinin artması, veri tabanı ve olağanüstü dökümantasyon olanakları yanında sanal ortamda paylaşılabilirliği, bilgilendirme, tanıtım, gösterim, analiz vb amaçlarla kullanılabilirliğidir.
Tasarım süreci içerisinde CAD sisteminin yeri ve etkileşimi Şekil 1’de şematik olarak görülmektedir. Şekil 1’den görüldüğü gibi tasarım süreci modelinde bilgisayar desteği sürecin 4 temel aşamasında etkin ve yararlı bir şekilde sağlanabilmektedir (KOÇ 1993).
Bu yapıda geometrik model bir nesnenin geometrik yapısının matematiksel olarak tanımlanmasıdır. Böylece model üzerinde çalışma fırsatı doğmaktadır. Özellikle katı model yaklaşımı son zamanlarda CAD sistemlerinde yaygın görülen modelleme tekniklerindendir. Geliştirilen tasarımın, belirli aşamalarda sonlu eleman analizi, gibi mühendislik analizlerine tabi tutulması, dayanım hesaplamaları, ısı transferi, ses izalasyonu, akustik özellikler, simülasyon CAD olanaklarının sağladığı önemli uygulamalardır. Ayrıca tasarımın yeniden değerlendirilmesi, ürün ve bileşenleri arasındaki ilişkilerin incelenmesi, yine CAD sisteminin sağladığı animasyonlarla olanaklıdır.
2.2 Bilgisayar Destekli Süreç Planlama
CAD ve CAM sistemleri arasındaki bağlantı, bilgisayar destekli süreç planlama sistemleri ile sağlanmaktadır. CAPP özet olarak planlama ve kontrol fonksiyonun yerine getirir. Ürünün üretimi için gerekli ardışık adımlar, ürünün işlem göreceği makine hücreleri, her bir hücrede işlem sürecinin gerektirdiği takım, ilerleme ve devir hızları, paso derinliği gibi teknolojik bilgiler ve koordinatlar, işlem yolları gibi geometrik veriler bilgisayar destekli sistemlerle planlanır ve uygulanma süreci kontrol altında tutulur.
CAM Sürecinin temel uygulama adımları aşağıdaki gibi özetlenebilir:
� Ürünün tasarım verisinin yorumu
� Yüzeylerin tanımlanması
� Makine işlem yolunun seçimi
� Kesici, delici vb. işlem takımların belirlenmesi
� Faaliyetlerin ardışıklığının belirlenmesi
� Kontrol birimlerinin seçimi
� Üretim toleranslarının tanımlanması
� Kesme koşullarının tanımlanması
� Üretim zamanı hesabı
� Üretim kayıpları hesapları
� Uygulama sürecinin takibi
Süreç planlama yaklaşımlarında son yıllarda geleneksel geometrik esaslı tasarımdan bilgi temelli tasarıma yöneliş başlamış ve sonuçta CAD uygulamaları ile CAM uygulamaların entegrasyonu daha da kolaylaşmıştır. Bugün CAPP sitemlerinin kullanımın Verimliliği % 40, işlem zamanını % 75 azalttığı belirlenmiştir (BRADLEY/WIKERS 1990).
2.3 Bilgisayar Destekli Üretim
Tasarımı, konstrüksiyon hesapları ve mühendislik analizleri yapılan bir ürünün, uygun üretim planı ve gerekli iş hazırlığı yapıldıktan sonra amaca uygun olacak şekilde bilgisayar kontrollü tezgahlarda üretilmesidir.
Bu amaçla ürünün yüzey modeli oluşturularak yüzeyin elde edilmesi için gerekli makine işlem yolu belirlenir. Bu işlem bir CAPP sistemi desteğiyle önceden yapılmış ise CNC tezgaha ardışık faaliyetleri izlemek ve iş istasyonlarında gerekli işleri uygulayarak kontrol etmek kalır. Bu, CNC makinenin programlanması işlemidir. Programlama işlemi, ürün ve tezgaha ait geometrik veriler kadar, takımın izleyeceği yol, koordinatlar, kesme, ilerleme, talaş kaldırma gibi teknolojik bilgilere ihtiyaç duyar.
CNC tezgahlar için programın oluşturulması ve G kodlarına dökülmesi ve üretim sürecinin takibi Bilgisayar Destekli Üretimin temel fonksiyonlarındandır. Ancak bu fonksiyonlar CAD/CAM entegrasyon düzeyine göre değişiklik gösterecektir.
Bilgisayar destekli üretim bir sistem olarak algılandığında bilgisayarla bütünleşik üretimi hedefleyen bir yapıda yine şekil 2’deki gibi gösterilebilir.
Bu yapıda bilgisayarla destekli üretim sistemi Tasarım planlama ve Üretim Alt fonksiyonlarını içermektedir.
2.4 Bilgisayarla Bütünleşik Üretim
CAD ve CAM sistemlerinin birbirini görecek şekilde başta süreç planlama (CAPP) olmak üzere diğer sistemlerle (finans, pazarlama, ar-ge vb) entegre edilebildiğinde bilgisayarla bütünleşik üretim olgusu ortaya çıkar.
Bu entegrasyonun gerçekleşme düzeyi ise bir anlamda CAD ve CAM sistemlerinin kullanım etkinliğini değerlendiren temel bir ölçüt olarak görülebilir. Zira tek başına CAD sisteminin yada CAM sisteminin tam verimli olarak kullanılması üretimdeki toplam çıktıyı kalite ve miktar olarak artırmak için yeterli değildir.
Bilgisayarla bütünleşik üretim sisteminde bir faaliyetin çıktısı başka bir faaliyetin girdisi olarak hizmet verir. Bu sistemde Şekil 3’de görüldüğü gibi bilgisayar sistemi imalata destek olacak şekilde işletmeyi baştan başa sarar.
Bilgisayarla bütünleşik bir üretim sisteminde (CIM) mühendislik fonksiyonları kadar işletmecilik fonksiyonları da önemli bir yer tutar.
Örneğin üretim yüklemleri için bir siparişin kabul edilmesinden, tasarım ve üretim sürecinin sonuna kadar işletmedeki tüm operasyonel fonksiyonlara bilgi-işlem fonksiyonlarına bilgisayar teknolojisi uygulanır. Bu alanlara müşteri hizmetleri ve satış sonrası destek çalışmaları dahildir.
Bugün mevcut CAD ve CAM sistemleri, CIM sistemlerine yönelik olarak daha entegre sistemlere yönelmekte ve artık CAD/CAM sistemleri olarak anılmaktadır. Bugünün güncel bazı CAD/CAM sistemine örnekler, AlphaCAM, SurfCAM, Cabinet Vision, BobCAD, MasterCAD, vb verilebilir.
3.BİLGİSAYAR BÜTÜNLEŞİK ÜRETİM VE TÜRKİYE MOBİLYA ENDÜSTRİSİ
Bilgisayarla bütünleşik üretimin çekirdeğini oluşturan sayısal kontrol sistemlerinin ilk endüstriyel uygulamaları 1960’lı yıllarda NC tezgahlar şeklinde Metal endüstrisinde başlamıştır.
Tornalama, frezeleme, delme, taşlama ve elektro erozyon uygulamalarının yanında, kaynak, alevle kesme, metal şekillendirme, muayene ve ölçme gibi çeşitli alanlarda yaygınlaşmıştır.
Ayrıca ağaç işleme, tekstil, plastik ve elektronik gibi endüstrilerde NC sistemlerin kullanımları görülmüştür (CHANG/MELKANOF, GIBBS/MIED 1994).
NC tezgahlar Orman Ürünleri Endüstrisine (OÜE) 10-15 yıllık bir gecikme ile girmiş ve 1971 yılında Hannover fuarında ilk defa pozisyon ayarlı montaj presi ve 1975 yılında Ligna fuarında NC üst freze makinesi tanıtılmıştır.
Bu gelişmelerden hareketle NC makinelerin ağaç işleme alanının tümüne ulaşması ve odun işlemede kullanılması 1980’ li yıllarda olmuştur. Türkiye’ de 1980 yılından sonra bu teknolojilere ilgi başlamış ve bazı sanayi kuruluşları NC ve CNC tezgahları ithal ederek hiç olmazsa kullanma bakımından bu teknolojiye alışmaya başlamışlardır.
Mobilya endüstrisinde CNC tezgahlara, CAD-CAM, ve bilgisayarla bütünleşik üretim uygulamalarına yönelmenin amaçları çeşitli çalışmalardan çıkarılan ortak değerlendirmelerle aşağıdaki gibi özetlenebilir.
� Ürün kalitesini yükseltmek.
� Üretim zamanını kısaltmak.
� Sipariş karşılama süresini garanti altına almak.
� Çalışan sayısını azaltmak.
� Yatırımın sürekliliğini garanti altına almak.
� Madde ve enerji sarfiyatını azaltmak.
� Çalışma koşullarını iyileştirmek.
� Planlama ve yürütme faaliyetlerini şeffaf hale getirmek.
Bilgisayar destekli üretimde (CAM) işlem süreci bilgisayar kontrolünde yürütüldüğü için güvenilirlik, düşük toleranslarla çalışma ve kalite düzeyinin yükseltilmesi önemli amaçlar olarak görülmektedir. Bu amaçlara ulaşılmasının sağlayacağı avantajlar nedeniyle bilgisayar destekli üretim sistemlerine ilgi sürekli olarak artmaktadır. Bunun yanında mobilya endüstrisi için CNC makinelere yönelmenin özel nedenleri de vardır (PUIG-PEY/BIREBBIA 1988). Bunlar aşağıdaki gibi sıralanabilir:
� İşin hızlı, tehlikeli ve rutin olması nedeniyle oluşan hatalardan kaçınmak.
� Mobilya endüstrisinde kullanılan makinelerin çoğunda bulunan yüksek devirlerde dönen bıçakların ortaya çıkardığı kaza riskinden kaçınmak.
� Farklı ölçülerde ve nitelikteki malzemelerin minimum hata ile hızlı işlenmesinin gerekliliği.
� İnsan gücüne bağlı kapasitelerin sınırlı, değişken olması ve istenilen seviyelere çıkartılamaması.
� Yatırım maliyeti hariç üretim maliyetinin aşağıya çekilmesi.
Özetlenen nedenlerle CNC makinelerin dünya mobilya endüstrisinde kullanımı da hızla artmaktadır. Bu makinelerden yaygın olanları; kenar işlem makineleri, delik ve zıvana makineleri, frezeler, işleme merkezleri, ebatlama makineleri, pencere üretim grubu, masif torna, kalınlık kontrol ve ayarlı zımpara makineleri, yüksek frekanslı presler, kereste kurutma makineleri, eğimli yüzey (membran) presler, masif kaplama makineleri, çift bıçaklı kaplama-ebatlama giyotinleri, kenar işlem, ebatlama ve delik delme işlemlerini yapabilen ve yukarıda belirtilen birkaç makinenin görevini tek başına yerine getiren işleme üniteleri örnek olarak verilebilir (KURTOĞLU/KOÇ/ÖNER 1997).
Bütün bu makineler yukarıda belirtilen beklentilerin gerçekleştirilmesi amacıyla bilgisayar kontrollü olarak tasarlanmışlardır.
Ayrıca, mobilya üretiminde, üretim süreçlerinin çeşitli aşamalarında (tornalama, yüzey işlem vb.) robot kullanımı, freze ve planya bıçaklarında emniyet koşullarını artırma çalışmaları, tam kapalı CNC yüzey işleme makineleri ve diğer CNC sistemler üzerinde yapılan çalışmalar bu makinelerin mobilya endüstrisinde daha da yaygınlaşacağını göstermektedir.
Türkiye’de mobilya üretim teknolojisine baktığımızda 1980 sonrası orta ölçekli işletmelerin ve büyük ölçekli işletmelerin sayısı artarken, özellikle Büyük ölçekli işletmelerde 1990 yılından sonra önemli yapısal değişimler ve teknolojik gelişmeler olduğu gözlenmektedir. Türkiye mobilya endüstrisinde CNC makinelerin kullanımına 1990’lı yıllarda başlanmıştır. O yıllarda sadece bir, iki işletmede CNC makina kullanılmakta iken 1995’li yıllarda bu sayı 15-20’ye 2000’de 50-60’a 2004’yılına geldiğinde ise kesin olarak belirlenmemekle 130 civarında işletmeye CNC uygulamaları girdiği öngörülmektedir. Bu işletmelerde özellikle üretimde darboğaz oluşturan kısımlarda CNC tezgah kullanımının yaygınlaşması kalite ve verimlilik anlayışına yeni bir boyut getirmiştir. CNC uygulamalarının orta ve küçük ölçekli işletmelere yerleşmeye başlaması biraz yavaş gerçekleşmektedir.
KURTOĞLU ve KOÇ tarafından (1996) yapılan bir çalışmada Büyük ölçekli işletmelerin % 53’ ünde sınırlı düzeyde de olsa bilgisayar desteği sağlanmaya başladığı tespit edilmiştir. Özellikle tasarımda (%47), üretim planlamada (% 53), CNC ile üretim (%53), stok kontrolde (%47), ürün dağıtımı (% 47) ve kalite kontrolde (%33) bilgisayar desteği görülmüştür. Orta ve küçük ölçekli işletmelerde ise üretim, kalite kontrol ve bakım planlamada bilgisayar desteği sağlanmamakla birlikte; ürün tasarımında, üretim planlamada, stok kontrolde ve ürün dağıtımında % 5-15 arasında bilgisayar desteği belirlenmiştir.
ÖNER (1998) tarafından yapılan bir çalışmada , Türkiye mobilya endüstrisinde görülen NC ve CNC makineler; CNC levha ebatlama, NC-CNC kenar işlem, NC softforming kenar bantlama, NC-CNC Delik, CNC freze ve işleme merkezi, NC membran pres, NC zımpara ve bilgisayar kontrollü cila hattı makineleridir.
AKSU/KOÇ ve KURTOĞLU (2002) yılında yapılan bir araştırmada; 25 ve daha fazla çalışanı olan 300 adet işletmeninin % 24’ü yeni teknoloji diye tanımlanan makinalara sahiptir. Tamamen eski teknolojilerle çalışan işletmelerin oranı ise % 13’tür.
Toplam 4800 adet makinenin % 8’i ileri teknoloji makinaları olarak tanımlanmıştır. Araştırma döneminde işletmelerin % 17’si 1 yıl içerisinde % 47’si ise 3 yıla kadar CNC tezgah almayı düşündüklerini belirtmektedirler.
2004 yılına gelindiğinde Türkiye mobilya işletmelerinin bilgisayarla bütünleşik üretime yönelme konusunda önemli gelişmeler gösterdiği görülmektedir. Bu açıdan İstanbul Sanayi Odası kayıtlı ve son 1 yıl içerisinde kapasite raporu almış 40 mobilya işletmesi değerlendirildiğinde, ortalama 25 ve daha fazla çalışanı olan bu işletmelerin % 50’sinde en az bir adet CNC tezgah bulunduğu belirlenmiştir. CNC tezgahların % 40’ı CNC levha ebatlama, % 30’u CNC işleme merkezi yada point to point olarak anılan freze, delik ve çoklu işlem makinesi, % 16’sı kenar işlem makineleri, % 8’i masif işlemeye yönelik CNC freze ve diğer makinelerdir. Firmalar CNC teknolojisine genelde leasing (finansal kiralama) sistemi ile geçmekte ve 3-4 yıllık bir süreç sonunda firma ödemlerini tamamlayarak makineyi mülkiyetine geçirmektedir.
SEVİM (2005) tarafından yapılan bir çalışmada ise Marmara bölgesinde 25 ve daha fazla çalışanı olan mobilya işletmeleri incelenmiş ve bu işletmelerde üretimde kullanılan CNC makinelerin varlığı aşağıdaki gibi belirlenmiştir.
Görüldüğü gibi büyük ölçekli olarak adlandırılabilecek aslında KOBİ statüsünde değerlendirilmesi daha uygun olan bu işletmelerin yaklaşık % 60’ında en az bir adet CNC tezgah bulunmaktadır. Sadece Marmara bölgesi dikkate alındığında 115 adet CNC tezgahın varlığı görülmektedir. Marmara bölgesinin mobilya endüstrisindeki payının yaklaşık %40 olduğu (bir araştırmaya göre % 48) dikkate alınırsa Türkiye’deki CNC tezgah varlığının 300’ün üzerinde olduğu (320-350 adet) söylenebilir.
Bir CNC tezgahın 70.000-110.000 Euro arasında değişmekle beraber ortalama 90.000 Euro olduğu dikkate alınırsa CNC teknolojisinin işletmeler için finansal açıdan da önemli bir yatırım olduğu açıktır.
Mobilya endüstrisi içinde masif ağaç işlemeye (klasik mobilya üretimi) yönelik ağaç işleme makinelerinde yüksek seviyede mekanizasyon sağlanmış olmakla birlikte üç boyutlu işlem yapmanın zorluğu ve maliyeti nedeniyle daha çok mekanize tezgahlara yönelinmiştir. Ancak son yıllarda CNC tezgahların bu alanda da (pencere üretimi, özel profil üretimi vb.) yerini almaya başladığı ve Türkiye’de uygulama alanı bulduğu görülmektedir.
5. SONUÇ
CAD-CAM ve CNC sistemleri ve bu sistemlerde yaşanan gelişmeler sonucunda üretimde esneklik ve otomasyon gibi iki önemli kavramın kolayca uygulanma olanağı doğmakta ve genelde küçük ve orta ölçekli bir yapıda olan Türkiye mobilya işletmeleri için önemli olanaklar ortaya çıkmaktadır.
Türkiye mobilya endüstrisi 2004 yılında 450 milyon doları bulan dış ticaret ve pozitif ticari dengesi (HDTM, 2004) ile Türkiye’nin en hızlı gelişen beş endüstri dalından biridir. Mobilya endüstrisi gösterdiği dinamik yapısı ile ileri teknoloji uygulamalarının ve gelişmiş işletmecilik araçlarının (CAD, CAM, CNC, CAPP, Toplam verimli bakım, toplam kalite yönetimi vb.) hızla uygulanabileceği potansiyel bir kullanım alanına sahiptir.
Türkiye’ de ileri teknoloji kullanımı son 10 yıl içerisinde hızla artmıştır. Yapılan araştırmalar bu artışın devam edeceğini göstermektedir. Öyle ki bugün Türkiye’ de 100’ün üzerinde mobilya işletmesi CNC tezgah uygulamasına geçmiştir ve işletmelerde kullanılan toplam CNC makine sayısı 300’ün üzerindedir. Ancak burada sektörü bekleyen önemli bir sorun vardır. Bu sorun teknolojinin etkin kullanılamaması sorunudur. İleri teknolojik makinelerin klasik makinelere göre son derece pahalı olduğu da dikkate alınırsa işletmeye yapılan iyileştirme yatırımının sermaye kaynaklı maliyet olarak işletme bütçelerini zorlayacağı açıktır.
Türkiye’de ileri teknoloji uygulamalarına sahip mobilya işletmelerinde CAD ve CAM sistemleri arasındaki entegrasyon son derece yetersiz düzeydedir. İşletmeler genelde bu iki uygulamayı birbirinden bağımsız birimler olarak kullanmaktadır. Bu genel değerlendirmenin sayısal değerlerle tanımlanması veri elde etme güçlüğü nedeniyle kolay görünmese de bu durum pek çok işletmenin kabul edeceği bir gerçektir. Özellikle finansal kiralama yolu ile gerçekleşen CNC uygulamaları; piyasa koşullarında gözlenen en küçük olumsuzluk (olası ekonomik krizler) yada oluşan yeni rekabet koşulları sonucunda işletmeleri önemli ekonomik sıkıntıya sokabilecektir. Bu nedenle Türkiye mobilya endüstrisinin, gözlemlenen dinamik gelişmesini istikrarlı bir şekilde sürdürebilmesi, geleceğin uluslararası rekabet koşullarına hazır işletmeler haline gelmesi için aşağıdaki soruların tartışılması ve çözüm arayışının hızlanması gereklidir.
‘Mevcut işletmede CNC tezgah yada tezgahların kullanım verimliliği nedir? Örneğin saatte ortalama 200 m2 levha ebatlayabilecek iken ortalama kaç m2 levha ebatlama yapılmaktadır. Düşük kapasite kullanımının nedenleri nelerdir ve nasıl giderilebilir?
‘CNC tezgahın işlem parametreleri yeterli etkinlikte kullanılıyor mu? Örneğin CNC ebatlama tezgahı için işlem zamanı yada fire optimizasyonu seçeneklerinin sipariş karşılama süresi ve sipariş miktarı ile ilişkisi nasıldır? Son bir yılda çıkan fire ve birim işlem zamanı değerlerinin gelişimi hangi yönde seyretmektedir?
‘İşletmede bir CAD aktivitesi var mı? Bilgisayar destekli tasarım faaliyeti CNC tezgah yetenekleri ile ne kadar örtüşmektedir? CAD aktivitesi var ise CNC tezgahlarla bu aktiviteler arasında etkileşimin artırılması için neler yapılması planlanıyor? Bu etkileşimi artıracak sistemler var mı? Bu sistemlerin işletmeye maliyeti nedir?
Mevcut CAD, CAM uygulamaları, bu sistemlerin entegrasyonuna yönelik süreç planlama (CAPP) faaliyetleri ile destekleniyor mu? Bilgisayarla bütünleşik üretime yönelme hedefi var mı? Bir planlama yapıldı mı?
Türkiye’de devlet, sanayi ve ticaret odaları, ilgili mesleki kuruluşların teknolojinin etkin kullanımını geliştirecek kısıtlayıcı ve teşvik edici önlemleri var mıdır?
İlgili mesleki eğitim kurumları, fakülteler gerçekleştirdikleri mesleki eğitimlerde CAD, CAM ve CIM uygulamalarının neresindeler?
Yukarıda üzerinde tartışılması gereken konular farklı sorularla elbette geliştirilebilir. Burada üzerinde yoğunlaşılması gereken konu ileri teknoloji uygulamalarının, CAD-CAM sistemlerinin gelişmiş işletmecilik teknikleri ile de desteklenerek daha etkin ve verimli bir yapıya kavuşturulmasıdır. Türkiye mobilya endüstrisi bu hedefin altyapısını tartışarak ve çözümler geliştirerek geleceğini güvence altına almalıdır.
KAYNAKLAR
AKSU, B.; KOÇ, K. H.; KURTOĞLU, A., 2002: Türkiye de Büyük Ölçekli Orman Ürünleri İşletmelerinin Yapısal Analizi, İ.Ü.Araştırma Fonu, Proje Raporu, Proje No: 1408/5052000
BRADLEY, C.; VICKERS G.W., 1990: Integrated Design and Manufacturing Utilising A Personel Computer: A Woodworking Industry Aplication, Victoria University, s.218.
CHANG, Ç.; MELKANOF, M.A., 1994: NC Makine Programcılığı ve Program Tasarımı, M.E.B. Ankara.
GIBBS, D.; MIED, T., 1994: CNC ile İşlemeye Giriş, M.E.B. Eskişehir.
HDTM, 2004: Hazine Dış Ticaret Müsteşarlığı İnternet Kayıtları, www.hdtm.gov.tr, 15.09.2004
İSO 2004: İstanbul Sanayi Odası, Kapasite Şubesi Kayıtları, İstanbul 05.10.2004
KOÇ, K.H., 1993: Bilgisayar Destekli Üretim ve Orman Ürünleri Sanayinde uygulaması. İ.Ü. Sosyal Bilimler Enstitüsü Sayısal Yöntemler Doktora Tezi
KOÇ, K.H., 1996: Bilgisayar, Teknolojik Gelişim ve Orman Ürünleri Endüstrisi, İ.Ü.Orman Fakültesi Dergisi, 1994-A Serisi, Cilt 44, Sayı 1,
KURTOĞLU, A.; KOÇ, K. H., 1996: Türkiye Mobilya Endüstrisinde Bilgisayar Desteği. Yöneylem Araştırması ve Endüstri Mühendisliği 18. Ulusal Kongresi, Bildiriler Kitabı, İstanbul Teknik Üniversitesi
KURTOĞLU,A.; KOÇ, K. H.; ÖNER,Ü., 1997: Cad/Cam Sistemleri, Cnc Tezgahlar Ve Türkiye Mobilya Endüstrisi, Makina-Metal Teknolojisi Dergisi Haziran 97, Sayı 66, s.114-120
ÖNER, Ü., 1998: Türkiye Mobilya Endüstrisinde Bilgisayar Destekli Makinalara Geçiş Sürecinin İncelenmesi, İ.Ü.Fen Bilimleri Yüksek Lisans Tezi
PUIG-PEY, J.; BIREBBIA, C. A., 1987: Computer Aidet Engineers Systems Handbork . Campitational Mechanics Pablications, Tokyo .
SEVİM,D., 2005: İ.Ü.Fen Bilimleri Enstitüsü, Orman Endüstri Mühendisliği Bilim Dalı, Doktora Tezi, Yayımlanmamış.
YOUSSEF, M.A., 1992: Getting to Know Adwanced Manufacturing Technologies, Industrial Engineering
Kaynak : www.mobilyadergisi.com.tr


